Kişisel Gelişim

Makaleler

Daha güzel bir dünya ( Sarp’ın) UMUDU ile

Yüzmek zor bir spordur. Sabır, çalışma ve odaklanma ister. Bu akşam Gökben hocam ile yine bir antrenman yaptık. Amaç, biraz daha iyi olmak için teknik ve nefes çalışmak. 1 saat yarış için yüzlerce saat antrenman yapmanız lazım. Yunan adalarında, tatilde bile, her gün 7-8 km yüzüyordum.

Bir konuda başarılı olmak yetmez. Yaptığınız ne olursa olsun, yaptığınız şeyin kendiniz ve diğer insanlar için bir anlam ifade etmesi de gerektiğini düşünüyorum. Her sene farklı bir dernek için yüzerek, en popüler olanlardan çok, ülkemizin en ihtiyacı olan derneklere ulaşmaya çalışırım. Bu sene şansım yaver gitti ve Sarpın Umudu Derneği ,http://www.sarpinumudu.org.tr

/ İle tanıştım. Kendimi çok şanslı hissediyorum.

Bihter Saraçoğlu, Sarp’ın Umudu derneğinin kurucusu ve Sarp’ın annesi. Kendisinden hem Sarp’ın, hem de derneğinin hikayesini yazmasını rica ettim. Hayat, maalesef sadece mutluluklardan oluşmuyor. Dünyayı güzel yapan şey de insanların birlikte ne yapabileceğidir, diğeri de bir insanın bu dünyaya arkasında ne bırakabileceğidir.

Geçen gün Sarp ile ilk defa tanıştığımda, konuşamadık. Gözlerinin içine baktım. O kadar enerji dolu, sıcak, saf bir şekilde koltukta hiç konuşamadan oturuyordu ki, çok duygulandım. Düşünün, diğer çocukların yaptığı hiçbir şeyi yapamıyor, yutkunamadığı için de midesinden besleniyor. Diğer insanlardan çok daha kısa yaşama şansı olmasına rağmen, bu dünyada yarattığı etkinin enerjisi ve umudu ile gözleri sevgi ve umutla parlıyordu. En azından ben böyle hissettim.

Şimdi Bihter’in ve Sarp'ın hikayesini sizlerle paylaşmak isterim:  “2008 yılında, korkular, umutsuzluklar, şanssızlıklar ve bol hastane yatışları ile kabus dolu Canavan yolculuğu boyunca taşıdığımız bütün bu sıkıcı olgular bugün yerini UMUT’a bıraktı hayatımızda. Canavan hastalığı ile doğan çocukların yürüyemeyeceğini, ağız yoluyla beslenemeyeceğini, konuşamayacağını biliyoruz. Ama canavan hastalığı ile doğan ve ömrü bir kelebek kadar narin olan bu bebeği benimle kaldığı bu kısacık sürede ne kadar rahat ettirebilirsem, ne kadar sevip, sarmalayabilirsem, o kadar mutlu olacağımdan da emindim anne olarak. 1 ay sonrasını planlamıyoruz, küçük bir insanın hayatının her bir saniyesinden sorumluyuz. Hiç büyümeyen küçük bir bebek. Dakikada kaç nefes aldığını bilmek, nabzını saymak, kanındaki oksijen miktarını her gün bilmek zorundayız. Bunları yapmak en büyük görevimiz ama Sarp ile aynı hayatı yaşasa da fiziki koşullarını, sağlık koşullarını düzeltebileceğimiz 43 bebeğimiz daha oldu. 

Sarp’ın hayata gelme sebeplerine her gün bir yenisi daha ekleniyor ve Pamuk Prens bize her gün birçok şey öğretiyor. Şu şiir Sarp ve benim aklımdan geçenlerine çok iyi bir özet,

 

Okunmasını tavsiye ederim;
http://www.sarpadair.com/tr/gunluk.aspx?hbr=4

 

Geçen gün sosyal medyadan benden yardım isteyen bir takipçime samimi bir cevap yazdım. O da bana şu cevabı yazmış : “Yazılarınızı severek okuduğum için bu süreçte yaşadığım bir kaç ilginç diyaloğu sizinle paylaşmak istiyorum. Elbette yardım istediğimiz hiç kimse yardım etmek zorunda değil. Sizinki gibi nazik bir cevap yeterli. Ancak insanlar çok farklı, mesela yardım kuruluşunda görevli 60 yaşlarında bir hanım herkes tanıdığına yardım eder” dedi. Başka büyük bir firma sahibi, ”Doğuda o kadar okul var neden İstanbul’a yardım edeyim” dedi. Yine bir perde firması bu kadar büyük bir alana ücretsiz perde mi verilir? Biz enayi miyiz?” gibi ilginç bir bakış açısı sergiledi. Kendi içlerinde haklılık payları vardır belki ama benim yaşam felsefeme çok ters karşılıklardı bunlar. Hayatımda ilk kez bir yardım çalışmasına katıldım. Bundan sonra da elimden geleni yine yapacağım. Fakat şunu fark ettim, insanlar yardım denilince çok rahatsız oluyorlar. Hâlbuki çok rahat evet ya da hayır diyebileceğimiz bir şey bu. Cevabınız için tekrar kalpten teşekkürler. Paylaşımlarınızın keyifle takipçisiyim.”

Dünya nasıl bir yer biliyor musunuz? 
Bazıları için cennet, bazıları içinse cehennem. Bazı insanlar çok şanslı ama mutsuz. bazı insanlar çok şansız ama mutlu. Bazı insanlar hayatlarını yaşamadan ( yaşarken) ölürken, bazıları da yaşadıkları çok kısa sürelerde dünyayı değiştirecek güce ve vizyona sahipler. 

“Canavan” hastalığını daha önce hiç duymamıştım. Bihter ile tanışmamız ve oğlunun bu hastalıkla doğmuş olması ve vermiş olduğu insanüstü mücadele beni çok etkiledi.

Bu sene İstanbul ve Çanakkale boğazı dışında, Büyükçekmece gölünde ilk defa yüzeceğim;  toplamda 20 km yüzeceğim. 

21 Temmuz’da ise Boğaz’ı Sarp için yüzeceğim ve bu benim için her şeye değer. 

Kampanyamıza destek vereceğiniz umudu ile daha güzel bir dünya için herkesin kendi adına yapabileceği bir şeyler olduğunu düşünüyorum; Bihter, Sarp ve ben, bizler bu dünyada ufak da olsa bir kelebek etkisi başlattık. 

Dünyanın daha güzel bir yer olmasını istiyorsanız, kendiniz dışında 1 kişi için de iyilik yapın. 
Şu söz ne güzel de iyiliği ifade etmiş : “İnsan hayatında yaptığı iyilikler kadar mutlu olur.“

Kampanyamızın ilk bacağını Ceres Yayınları’ının da katkısı ile başladık;
https://www.ceresdukkan.com/duygusal-zeka50-yas-gozuyle . Bu kampanyaya istediğiniz miktarda kitap alarak katılabilirsiniz.

Sadece bağış yapmak istiyorsanız,
http://www.sarpinumudu.org.tr/umut-ol linkindeki banka hesabına  “ TO YUZME” açıklaması ile bağış yapabilirsiniz. 

Daha güzel bir dünya umudu ile...

Sevgilerimle,

Taner Özdeş

Geri
Paylaş